Okudum: Kâğıt Gemiler (Ayşegül Çelik)

kagit-gemiler

Hikaye ve öykü türünden bir eser okumayalı uzun bir zaman olmuştu. Neredeyse bir yıla yakın bir zamandır öykü türünde bir eser okumuyordum. Fakat bundan bir kaç ay önce sağ tarafta kapağını gördüğünüz kitabın bir alıntısı ile internet üzerinde karşılaşmam ve beğenmem üzerine kitabı okunacaklar listeme almıştım. Yine geçtiğimiz aylar da okuma sırasının geldiğini düşünerek farklı 3 kitap ile birlikte sipariş etmiştim. 13 Eylül günü başladığım bu kitabı 21 Ekim günü yani 3 gün önce bitirmiş bulundum. Kitap 96 sayfalık kısa bir kitap fakat içerisindeki öyküler öylesine güzel kurgulanmış eserler ki kitabı hemen bitirmek istemedim bu nedenle biraz ağır ağır yavaştan alarak okudum. Aslında öykü türünü hep sevmişimdir fakat uzun zamandır roman, deneme ve toplusal konular üzerine kitaplara odaklandığım için sanırım öykü türünden eserler okumaya fırsatım olmadı. Öykü türünden eserler okumaya böyle güzel bir kitap ile tekrar geri dönmüş olmak benim için çok iyi oldu ve aslında daha çok öykü türünde eserler okumam gerektiğine karar verdim, ne de olsa bir öykü türünde eserler okumayalı bir yılı aşkın bir süre ve bu kitap ile birlikte gerçekten öykü’ye acıktığımı hissettim. Ayşegül Çelik tarafından kaleme alınan bu güzel kitap her ne kadar açlığımı biraz dindirmiş olsa bile tamamiyle doydum diyemeceğim(zaten bizler gibi kitap okuyan kişiler hiç bir zaman kitap açlığını doyuramayacak ki, daha okunacak çok kitap var). Bu nokta da sizlerden biraz yardım almayı çok isterim, okumaya değer gördüğünüz öykü kitaplarını bu yazıya yorum yazarak bana iletebilirseniz çok mutlu olurum. Tabii yazım hakkında da bir kaç görüş belirtirseniz daha bir sevinirim. Her neyse fazla gevezelik etmeyeyim de yazımın asıl konusuna geri döneyim.

Kitabımız “Afsun” isimli öykü ile başlıyor ve belli bir olay örgüsü dahilinde farklı konuların irdelendiği 10 bölüm şeklinde devam ediyor. Kitabın önsözünden başlayan bir “kadının toplumdaki yeri” teması bir çok bölümde kendini göstermekle birlikte, çöl insanları, yezidilik, gelenek&görenekler vb. temalar da çeşitli öyküler de işlenmiş. Bir öykü kitabı elbette fakat yazar bu konuları öyle iyi bir şekilde öykülemiş ki gerçek hayattın içinde bulunduğumuzu bize fark ettiriyor. Bu açıdan kitabı çok beğendiğimi söyleyebilirim. Özellikle öykülerin belli bir mesaj vermesi, okurken aldığım zevki daha da yükseltti. Bu nokta da en beğendiğim bölüm “Kelimeler Masalı” isimli bölüm oldu gerçek hayatımızdaki konular(ölümden sonra yaşama inanma, dillerin oluşumu vb.) öyle güzel bir kurgu ile öyküleştirilmiş ki bu bölüme gerçekten hayran kaldığımı söylemeden edemeyeceğim. Bu bölümden bir alıntı paylaşmak isterdim gerçekten ama beğendiğim kısımlara aldığım ve bu bölüme ait bir kısmı burda paylaşırsam o bölümün heyecanını kaçıracağımı düşünüyorum. Bu nedenle bu yazımda pek alıntı paylaşamayacağım ama eğer kitabı okumaya karar verirseniz ve okursanız gerçekten “iyi ki de çok alıntı paylaşmamış da kitabın büyüsü bozulmamış” diyeceğinize inanıyorum.

Genel olarak kitabı değerledirmek gerekirse, öykü türünde çok başarılı bir eser olduğunu söyleyerek hakkını vermek gerekiyor kitabımızın ve yazarımız Ayşegül Çelik’in. Özellikle işlenmiş olan konuların öyküleştirilmesindeki başarılı anlatım tarzı gerçekten arka plana atılmaması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Uzun zamandır öykü okumuyordum fakat öykü türündeki eserler bana göre bu tarzda bir anlatıma sahip olmalı hem gerçeküstü öğeler bulunacak öyküde, hem de hayatın içinden noktalara değinerek bizleri gerçek hayattan tamamiyle koparmayacak. Hani Nasreddin Hoca masalları bi’ yandan güldürürken, diğer yandan da düşündürür ya. Aynı şekilde öykülerin de bir yandan gerçeküstü öğeler ile hayal dünyamızı beslerken, diğer yandan da bizi bazı konular üzerine düşündürmeli. Kâğıt Gemiler kitabının bunu fazlasıyla başarabildiğini düşünüyorum. Öykü türünden eserler okumayı sevenler için kesinlikle okunması gereken bir kitap Kâğıt Gemiler. Son olarak bir alıntı paylaşmak ve yazımı bitirmek istiyorum.

İnsanlara, birbirinize güvenin, demek için yazacağız bunları. Merhamet, öfkeden daha kolaydır demek için. Yaz ki, güzel olan her şeyi masal deyip geçmeyi aklın ölçüsü sanmasın insanlar. İyiliğin masallarda uyuduğunu sanmasınlar. Akledip masalı yazan insan, onu getirip bahçesine de kuramaz mı?

Yaz: Hayatı yüreğimizde bir ağrı gibi yaşamak zorunda değiliz. Yaz da iyi bir insan olmanın yetmediğini anlat herkese. Birbirimize karşı iyi olamadıktan sonra, yürekte uyuyan iyiliğin beş para etmediğini herkes bilmeli. Yaz: Bugün herkes yeterinde incitilmiştir artık.

— S.92 / Bölüm: Son Hikaye

Bir başka kitap değerlendirmesi yazısında görüşmek üzere,
Esenle kalın…

Reklamlar

Yorum yazmak için;

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s