Okudum: Posta Kutusundaki Mızıka (A. Ali Ural)

Posta Kutusundaki Mızıka (A. Ali Ural)
Posta Kutusundaki Mızıka (A. Ali Ural)

Bu yazımın konusu başlıktanda anlayabileceğiniz üzere, ‘Posta Kutusundaki Mızıka‘ isimli bir kitabın incelemesi olacak. Öncelikle bu kitabı okumam için bana veren kişiye burdan teşekkürlerimi iletmek isterim, beni bu mükemmel kitap ile tanıştırdığı için :). Mektup türünün gitgide unutulduğu bir dönemin içerinde olduğumuzdan dolayı sanırım, içerisinde bu kadar içten mektuplar barındıran bir kitabı okumuş olmam bende çok güzel duygular uyandırdı. Kitabın içerisinde bulunan mektuplar bir dosta hitaben yazılmış ve her bir mektup “Sevgili Dost” cümlesi ile başıyor. Bu noktada kitabın içerisindeki bir mektupdan şöyle bir alıntı yapmak isterim, yazarın her mektuba neden bu iki kelime ile başladığını çok güzel bir şekilde anlattığı şu paragraf, okuduktan sonra insana dostlukların ne kadar değerli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor:

Sevgili Dost,
Her defasında bu iki kelime ile başlıyorum mektubuma. Çünkü bu iki kelimeden her biri, gücünü diğerinden alıyor. Sevgili olunmadan dost, dost olunmadan sevgili olunmuyor. Eğer bir ruh beraberliği ise dostluk, iki ruhu bir kılan nedir? Nedir bileşik kaplardaki su seviyesinin sırrı? Demek, “dost insanın ikinci kendisidir” Demek, “sevgi hiç ayırt etmez; sevenle sevilen aynı şeydir.”

Bu kısa paragraf sanırım sizde de aynı hisleri uyandırmıştır. Kitabın içerisindeki ilk mektup için önsöz niteliğinde bir mektup diyebiliriz sanırım. Yine dosta hitap eder bir şekilde, yazar, mektup türünün tarihinden ve bir kaç özelliğinden bahsediyor. Yazarın, kitabın önsözü niteliğindeki yazıyıda, kitabın türüne uygun olarak mektup türünde yazmış olması güzel bir ayrıntı. Bir yandan kitap ile ilgili önsöz bilgilerini, bir yandanda unutmakta olduğumuz mektup türüne ait tarihsel bilgileri tekrar ediniyoruz. Ayrıca bahsettiğim gibi kitap bir dosta hitaben yazılmış olduğu için en iyi arkadaşlarınıza hediye edebileceğiniz çok güzel ve anlamlı bir hediye olabilir.

Kitap bölüm bölüm olarak 61 mektupdan oluşmakta. Şunu söylemek isterim ki, kitabı okumaya başladıktan sonra hemen bitirmek gibi bir istek gelmedi bana. Tam aksine yavaş yavaş okumak, her bir mektubun üzerinde iyice düşünmek ve mektubun bende yarattığı duyguyu iyice hissetmek istedim. Bu nedenle kesinlikle hemen alınıp bir günde bitirilecek bir kitap değil. Eminim sizde okumaya başladığınızda ağır ağır okumak ve kitabı hemen bitirmemek için çabalayacaksınız. Hele de mektupları okudukça aklınıza gelen bir dostunuz var ise, okuma eylemi çok daha güzel bir hâl almaya başlıyor. Bu noktada bana çok güzel hisler uyandıran bir kaç alıntı yapmak isterim:

Sevgili Dost,
Eğer yeryüzündeki bütün elleri bir masanın üstüne koysalar, elini bulabilirdim onların içinden.

Sevgili Dost,
Birbirimizi tanımak için neyi bekliyoruz?
Birbirimizi anlamak için neyi bekliyoruz?
Birbirimize anlatmak için neyi bekliyoruz?
Bak ne diyor Rousseau: ”Dostumuzu tanıyabilmek için büyük hadiseleri bekleyeceğiz; o zaman da iş işten geçmiş olacak; çünkü onu tanımak zaten bu hadiseler için lâzımdı.”

Sevgili Dost,
Sen lâzımsın bana ve önemlisin hadiselerden. Çünkü büyük bir olaydır dostluk.
Çok büyük.

Bu iki güzel alıntıdan sonra genel bir değerlendirme ile yazımı bitirmek istiyorum. Mektup türüne özlem duyanlar yada mektup okumayı sevenler için kesinlikle okunması gereken bir kitap, mektup türünde bir eser okumamış olan için ise çok güzel bir başlangıç kitabı olacağı düşüncesindeyim. Mektup türünün, unutulmaması gereken bir tür olduğu düşüncesindeyim. Sizde bu kitabı okuduktan sonra anlayacaksınız ki mektup çok özel bir türdür. Her ne kadar teknolojik biri olsamda internetten yazışmak yerine mektup yada benzeri şeyler yazmayı hep daha içten bulmuşumdur. Hiç bi’ kişiye mektup yazmadım ama mektuplar her zaman için daha içten gelmiştir bana. Her neyse belki bu konu hakkında başka bir yazı yazabilirim. Son olarak kitap hakkında, belki de unutmuş yada uzun zamandır hiç yaşamadığınız bir duyguyu tekrar yaşayacak, bazı değerleri tekrar hatırlatacak bir kitap, diyerek yazımı bitirmek istiyorum.

Bir başka kitap incelemesi yazısında görüşmek üzere,
Esenle kalın…

Reklamlar

Yorum yazmak için;

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s