Fizik ve Yenilikçi Teknolojiler Çalıştayı Değerlendirmesi

8 13 Kasım 2014 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan Üniversinde düzenlenen Fizik ve Yenilikçi Teknolojiler Çalıştayına katıldım. Öncelikle “Neden zorunlu fizik dersi tartışılmıyor da, zorunlu din dersi tartışılıyor”(kaynak) diyen bir cumhurbaşkanının isminin geçtiği bir üniversitede Fizik ve Yenilikçi Teknolojiler Çalıştayına katılmak oldukça ironik oldu. Üniversitenin sitesinde gördüğümde oldukça şaşırmıştım bu etkinliğe, detaylara baktığımda ismini oldukça çok duyduğum Karadeniz Teknik Üniversitesinden Prof. Dr. Vasif Nabiyev Vagifoğlu hocanında “Yenilikçi Teknolojiler ve Yapay Zeka” konusu ile konuşma yapacağını gördüm.
Hemen kaydımı yaptırdım tabii ki de etklinliğe. Ve etkinlik günü geldi çattı. 13 Kasım günü ana kampüse gittik. Açıkcası beklediğimden daha güzel bir organizasyon bizi karşıladı diyebilirim. Gayet güzel şekilde üniversitenin girişinden itibaren konferans salonunu gösteren okların bulunduğu tabelalar hazırlanmış ve bizde bu tabelaları takip ederek konferans salonuna ulaştık. Tabii öncesinde üzerinde isimlerimizin ve bölümlerimizin yazılı olduğu yaka kartımızı da boyunlarımıza astık. Konferans salonuna girdik ve yerlerimizi aldık. Şimdi sırayla konuşmacıların sunumları hakkında biraz detaylı bilgiler vereyim. Tabii konular fizik ile alakalı olduğundan ben sadece ufakda olsa bi’şey anlayabildiğim sunumlar hakkında bilgi vereceğim.

Prof. Dr. Nihat Berker, “Araştırma, İnsan ve Başarı Odaklarıyla Eğitim”

program
Çalıştay programı bu şekildeydi. Büyük halini görmek için üzerine tıklayın.

Yandaki program’dan da göreceğiniz üzere açılış konuşmasının hemen ardından Sabancı Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Nihat Berker’in “Araştırma, İnsan ve Başarı Odaklarıyla Eğitim” sunumu var. Sunum başlığındanda anlaşılacağı üzere bu konu daha çok eğitimcilerle alakalı bir konu idi. Nihat Berker öncelikle bir fikir oluşması açısından fizik ile ilgili hangi konular üzerine çalışmalar yaptığını anlattı(Süper İletkenler) ve daha sonra MIT(Massachusetts Institute of Technology) ile olan ilişkilerini anlattıktan sonra bir kaç doktora öğrencisi üzerinden örnekler vererek eğitimin nasıl olması gerektiğini biraz açıkladı. Bu noktada şuna özellikle vurgu yaptı: “Öğrenci sizin ayağınıza gelmiyorsa, siz öğrencinin ayağına gidin.” Öğrencinin çekinken olabileceği düşüncesiyle sanırım böyle bir çıkarım yapmış ve sunumun çeşitli yerlerinde tekrar tekrar bu cümleyi kullandı. Sunum geri kalan kısımlarında ise kendi doktora öğrencileri ile yaptığı çalışmalardan ve bu öğrencilerin kazandıkları başarılardan bir kaç örnek vererek devam etti. Nihat Berker’in sunumu ile ilgili çok fazla paylaşabileceğim detay yok maalesef çünkü sürekli örnekler vererek ilerlediği için ve burada örnekleri tekrarlayamayacağım için sadece sizinle sunum sırasında aldığım notları paylaşmak ile yetineceğim. Notlarımda ise sadece araştırırım diye yazmış olduğum “Süper İletkenler” konusu bulunmakta.

Prof. Dr. Saleh Sultansoy, “İnsanlığın Refahı için Fizik: Yeşil Nükleer Enerji – Toryum”

Otobiyografimi okumuşsanız benim ne kadar doğa dostu bir insan olduğumu biliyorsunuzdur. Bu nedenle bu sunumda benim için önemliydi. Her ne kadar fizik ile alakalı kısımlarını pek anlamamış olsam da anladığım kadarını paylaşmaya çalışacağım. Saleh Sultansoy, öncelikle “bazı rakamlar” başlığı altında dünya’da, Türkiye’de, G8 ülkelerinde ve Amerikada kişi başına günlük tüketimin kWh cinsinden verilerini sundu: (2007 yılı verileri)

  • Türkiye: 2790 kWh
  • Dünya: 2500 kWh
  • G8 Ülkeleri: 8900 kWh
  • ABD: 12300 kWh

Ve daha sonra bu rakamlar üzerinden şöyle bir istatistiksel veriyi bizimle paylaştı: “Yılda 50 ton Toryum ek gücün yarısını (50 GW) üretmeye imkan sağlar. Bu miktar Türkiye’nin Toryum rezervinin on binde biri bile değildir.” Gerçektende ülkemizde oldukça iyi bir Toryum rezervi bulunduğunu öğrenmiş oldum bu sayede. Daha sonra Toryum hakkında fizik ile ilgili bilgiler vererek şu iki slayt paylaştı:

toryum toryum-2

Bahsedilen rakamlara baktığımızda gerçekten hem tasarruflu, hemde oldukça çevreye duyarlı bir enerji üretme teknolojisi diyebiliriz sanırım. Saleh Sultansoy sunum devamında tekno kent kavramından bahsetti. Tekno Kent, tamamen bilimsel çalışmaların yapıldığı büyük bir şehire verilen isimdir diyebiliriz. Örneğin; Tsukuba Bilim Kenti(Tekno Kenti). Tekno Kentlerin uygulanabilmesi için bazı modellerden bahsetti. Bu modeller: Anglosakson Modeli, Kıta Avrupası Modeli ve Uzak Doğu Modeli olarak 3 adet modelden bahsetti. Sunumdan aklımda kaldığı kadarıyla bu modeller tekno kentlerin çeşitli ülkelerdeki uygulanış biçimleri ile alakalı modeller. Nasıl yapmışlar, niye böyle yapmışlar, nasıl bi’ verim elde edilmiş gibi konuların olduğu modelleri aynı zamanda sayılar veriler vererekte açıkladı. Türkiye’de de bunlara benzer bir modelin oluşturulması ve arge çalışmaları için ilk tekno kentin ihtiyacından bahsetti. İhtiyaç olduğu kısmı doğru fakat ne zaman görebiliriz Türkiye’de böyle gelişmeler oldukça muamme. Malumunuz milyar dolarları bir saraya harcayan cumhurbaşkanının olduğu gibi, eğitim sistemimizde bilimsel ve sorgulayıcı olmak yerine tam tersi ezberci eğitime dayalı. Böyle bir ülkede bilim kenti!? Saleh Sultansoy’un sunumu ile ilgili notlarıma ise şunlar:

Hadron Terapisi
Rutherford deneyi
Anglosakson modeli
Kıta avrupası modeli
Uzak doğu modeli
Bilim kenti modeli
Tsukuba bilim kenti
Richard Feynman
Türk Hızlandırıcı Projesi
Toryum + ADS
Hızlandırıcı Sürümlü Sistemler
Eskişehir Çalıştayı
Toryum Çalışma Belgesi

Prof. Dr. Zafer Ziya Öztürk, “Elektronik Burun: Tıbbi Uygulamalar”

Bu oturuma “elekronik burun” kavramını merak ettiğimiz için katıldık. Açıkcası söylemek gerekirse aşırı fizik ve biyoloji bilgisi içerdiğinden pek bi’şey anlayamadık fakat yinede anladığım kadarıyla anlatmaya çalışayım. Öncelikle şunu bir kesinleştirelim; “Elektronik Burun, koku alma engeli olan insanlar için geliştirilmiş bir protez değil” kendisi de bunu oldukça vurgulu bir şekilde söyledi. En azından şuan ki çalışma amaçları bu değil. Amaç daha çok tıbbi uygulamalar, yani, biraz açmak gerekirse örneğin nefes izi kullanılarak hastalık teşhisi, havadaki moleküllerin analizi gibi örnekler verilebilir. Zafer Ziya Öztürk, TSK için geliştirdikleri bir cihazdan da bahsetti sunumu içerisinde. Tabii askeri bir amaç için yapıldığından dolayı pek fazla ayrıntı vermedi. Aslında kendisininde açıkladığı üzere normalde böyle bir çalışmayı halka duyurmak istememişler fakat daha sonra bir şekilde medyada “elektronik burun” ve TSK için geliştirilen cihaz konu olunca mecburen açıklama gereği duymuşlar hatta medyada yer aldığı için bu çalıştayda da anlatabildi yoksa sanırım böyle bir çalışmanın olduğunu bilmiyor olacaktık. Oturumdan aklımda kalanlar bunlardı fakat aldığım notlardan yola çıkarak çeşitli araştırmalar yaparak daha detaylı bilgilere ulabilirsiniz. Zafer Ziya Öztürk’ün sunumu ile ilgili notlarıma ise şunlar:


Bioinspired Sensor Systems by Manel del valle (Makale)
Kimyasal Sensörler
Yapay Sinir Ağları
Biomarker
Hiyaluronik asitler
Sitokeratinler
Hücre Yüzey Antijenleri
Endojen Gazlar
Nefes İzi
Nose Workshop
Biyosensör
Metal Oksit Nanoçubuklar
Metal Oksit Nanotüpler
Gaz Sensörleri

Prof. Dr. Vasif Nabiyev Vagifoğlu, “Yenilikçi Teknolojiler ve Yapay Zeka”

Bu çalıştaya gitme sebebimiz olan oturum buydu. Maalesef Vasif Hoca son konuşmacı olduğu için ve programda bir saat aksadığı için saat epeyce geç olmuştu. Bu nedenle Vasif hoca slaytlarını sürekli atlayarak anlatmak zorunda kaldı. Bu nedenle pekde verimli geçti diyemeyiz. Ama yinede anlatığı kadarını sizlere iletmeye çalışayım. Vasif hoca, öncelikle yapay zeka ile ilgili bir kaç örnek verdi. Bunlar arasında dama’da bilgisayarın insanı yendiği örneğide vardı. Daha sonra ise yapay zeka ile ilgili sorunlara değindi. Bunların başında donanımsal sorunlar vardı tabii ki de. İşlemci gücü ile alakalı sorunların yapay zekanın gelişimi ile ilgili ciddi bir sorun yarattığından bahsetti. Fakat yapay zeka teknolojileri konusunda geleceğin olduğundan da bahsetti. Sunumun devamında sürekli atlayarak gittiği için aklımda kalanlar şöyle; bulunduğu takdirde 30.000$ dolar ödül verilecek olan beale şifresi, morfleme ile anne ve babanın yüzleri çeşitli algoritmalardan geçirilip çocuğun anneye benzemesi yada babaya benzemesi durumunda nasıl olabileceği, tabii ki de yapay zeka denilince akla ilk gelen yapay sinir ağları konusundan da bahsetti fakat dediğim gibi zaman sıkıntısı olduğu için detaylara giremedi. Bu noktada en iyi örneğin santanç olduğu ve yapay zeka çalışmalarında daha çok santanç ile çalışıldığını anlattı. Ses analizi de yapay zeka konuları arasında yer aldığı için çok kısa da olsa ses analizi ile ilgili algoritmalardan bahsetti. Şifreleme sistemleri ve kriptografi konuları üzerinde oldukça durdu. Bu noktada ise bir önemli verilerin parçalara bölünüp şifrelenmesi ve ayrı ayrı sunucularda tutulması gibi örnekler verdi. Daha fazlası için notlarımdaki kavramları araştırmanızı öneririm. Vasif Nabiyev Vagifoğlu’nun sunumu ile ilgili notlarım ise şunlar:


Profesor Doule'ın Başı (Kitap)
Dikey Çiftlikler
Uzay Asansoru
Capek
Sibernetik
Sezgisellik
Sihirli Kare Problemi
Mekanik Türk
Elo Katsayıları
Sentetik Nöron - Perceptron Yapısı
Bulanık Denetleme Sistemi
Genetik Algoritmalar
Cyborg2 Projesi
Faresiz Bilgisayar
Biyometri
Ses Biyometrisi
Yüz Koordinatları
Morfleme
Stenografi
Morse Kodları
Beale Şifresi
Sanal Piyano
Braille Kodlaması
Kibernetik Savaş
Maymunlar Cehennemi(Film)

Genel Değerlendirme

Katılım Belgem
Katılım Belgem

Yazının başında da bahsettiğim gibi beklediğimden çok daha güzel bir organizasyondu ve oldukça güzel geçti çalıştay. Fizik ile alakalı bir çok yeni kavram öğrendim aldığım notları tekrar internet üzerinde araştırarak biraz daha bilgi sahibi olmayı planlıyorum. Vasif Nabiyev Vagifoğlu hocanın en sona koyulması kötü olmuştu. Hoca, zaman sıkıntısı çektiği için bi’ çok konuyu atladı. Yüzeysel bir anladım oldu. Detaylara pek giremedi maalesef ama yinede elimde ilgili kavramlar olduğu için internet üzerinde araştırmalar yaparak kendimi geliştirebilirim. Çalıştay bizim için gayet güzel oldu bu sayede ilk katılım belgemi de almış oldum. Pek umudum yok ama umarım daha fazla bilimsel içerikli etkinlikler düzenler üniversite. Oturumlar süresince bütün konuşmalar profesyonel video kameralarla kayıt altına alındı fakat yayınlanır mı yada ne zaman yayınlanır bilemiyorum. Yayınlandığında bu yazıya ilgili adresleri eklerim.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere,
Esenle kalın…

Reklamlar

Yorum yazmak için;

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s